MSB'den düşen C-130 uçağı açıklaması: Dingilerden biri gövdeye hasar vermiş olabilir

MSB'den düşen C-130 uçağı açıklaması: Dingilerden biri gövdeye hasar vermiş olabilir

MSB'den düşen C-130 uçağı açıklaması: Dingilerden biri gövdeye hasar vermiş olabilir

MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağı ile ilgili, "Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yuvasından çıkmış, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, gövdeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirilmiş olup, teknik incelemeler devam etmektedir" açıklamasını yaptı.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, TCG Anadolu çok maksatlı amfibi gemisinde 'Mavi Vatan-2026 Tatbikatı'nın fiili atış safhasında, son bir haftalık faaliyetlerine basın bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tuğamiral Aktürk, tatbikata ilişkin, "Mavi Vatan Tatbikatı; Deniz Kuvvetlerimizin harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer kuvvet komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amacıyla 3-9 Nisan tarihleri arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilmektedir. Tatbikat kapsamında; harekata hazırlık eğitimleri, fiili silah atışları, lojistik bütünleme faaliyetleri ile çok tehditli ortamda harekat eğitimleri icra edilmektedir. Deniz Kuvvetlerimizin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetlerimiz ile Sahil Güvenlik Komutanlığından toplam 120 gemi, 50 hava aracı ve 15 bin personelin yer aldığı Mavi Vatan Tatbikatında; TCG Anadolu’dan kalkan TB-3 SİHA ile bir kamikaze insansız deniz aracı (KİDA) ilk kez imha edilmekte, milli üretim 'AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu' Sakarya denizaltısından ilk kez ateşlenmektedir. Deniz Kuvvetlerimiz; sahip olduğu modern, yüzer, dalar ve uçar unsurlarıyla, başta Mavi Vatanımız olmak üzere sınırlarımızın ötesinde ve dünya denizlerinde hak ve menfaatlerimizin korunması, etkinliğimizin sürdürülmesi ve caydırıcılığımızın pekiştirilmesi amacıyla azim, kararlılık ve üstün bir görev anlayışıyla faaliyetlerine kesintisiz devam edecektir" ifadelerini kullandı.

'10 PKK'LI TESLİM OLDU'

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini de kararlılıkla sürdürdüğünü aktaran Tuğamiral Aktürk, "Devam eden operasyon ve arama tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde; 10 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmaların başarıyla devam ettiği Suriye harekat alanlarında ise Menbic bölgesinde imha edilen 1 kilometrelik tünelle birlikte imha edilen tünel uzunluğu 768 kilometreye ulaşmıştır. Kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri çerçevesinde son bir haftada; sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 127 şahıs yakalanmış, 1095 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1822, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 19 bin 992 olmuştur" diye konuştu.

'ATEŞKESTEN MEMNUNİYET DUYUYORUZ'

Aktürk, Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında şu değerlendirmede bulundu:

"Bölgemizde bir ayı aşkın süredir devam eden savaşta geçici ateşkes tesis edilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz, ateşkes şartlarının harfiyen uygulanması ve bu iki haftalık geçici ateşkes süresinin yapıcı adımlar ile değerlendirilerek kalıcı ateşkese ve barışa evrilmesi, bölgede istikrar, huzur ve güvenliğin tesis edilmesidir. Öte yandan İsrail’in, Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiren saldırılarının da derhal durdurulmasını bekliyoruz. Ayrıca İsrail’in yöneticileri tarafından Mescid-i Aksa’ya yapılan baskınları kınıyor, Mescid-i Aksa’nın ibadete açılması ve Kudüs’te ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini vurguluyoruz."

ENVANTERE GİREN YENİ SİLAH SİSTEMLERİ

TSK'nın yerli savunma sanayi ürünleriyle geliştirilmesi çalışmalarına da devam edildiğini aktaran Tuğamiral Aktürk, "Bu kapsamda; Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; TB-3 SİHA ile ilk kez olmak üzere Elektronik Devreli El Yapımı Patlayıcı Düzeneklerini Tespit ve Zararsız Hale Getirme Sistemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca ise çeşitli miktarda Aksungur ve Akıncı insansız hava araçları ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. 8 adet temin edilmesi planlanan 'Yeni Tip Çıkarma Gemisi Projesi' kapsamında 3 Nisan’da ikinci gemi hizmete alınmış, üçüncü geminin liman kabul testleri tamamlanmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) ile ASFAT tarafından 7-12 Nisan tarihleri arasında Şili’de düzenlenen Uluslararası Hava ve Uzay Fuarı’na (FIDAE) katılım sağlanmaktadır" diye konuştu.

'2 HAFTADA 70 BİN ADAY TERCİHLERİNİ TAMAMLADI'

Personel ve askeri öğrenci alım/temin işlemlerinin, planlanan takvime uygun şekilde devam ettiğini açıklayan Aktürk, "25 Mart’ta başlayan 2026 Yılı Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askeri Öğrenci Aday Tercih İşlemleri kapsamında ilk 2 haftada 70 bin aday tercihlerini tamamlamıştır. Yoğun ilgi gösteren gençlerimize ve ailelerine teşekkür ediyoruz. Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında, 13-14 Nisan’da Antalya’daki Batı Akdeniz, 15-16 Nisan’da Aydın’daki Ege Kariyer fuarlarına katılım sağlanacaktır. 6 Nisan’da başlayan ve İŞKUR’a yapılmakta olan Engelli ve Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananlardan Sürekli İşçi Temini başvuruları yarın (10 Nisan) sona erecektir" dedi.

'ORTAK ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLMEKTEDİR'

Tuğamiral Aktürk'ün sunumunun ardından bakanlıktan gündemdeki konulara ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağının teknik incelemesine ilişkin, "11 Kasım 2025 tarihinde 68-1609 kanat numaralı C-130E uçağının geçirdiği kaza-kırım sonrası Hava Kuvvetleri Komutanlığımız koordinesinde yapılan teknik inceleme heyetinin faaliyetleri, önce Gürcistan'daki enkaz alanında, sonrasında da enkazın getirildiği 2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Kayseri tesislerinde aralıksız olarak devam etmektedir. Detaylı incelemeler koordineli olarak icra edilmekte ve bu süreçte 1'inci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Eskişehir, 12'nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, TUSAŞ, MKE ve Jandarma Genel Komutanlığı ilgili uzman birimleriyle ortak çalışmalar yürütülmektedir" denildi.

'KAYIT CİHAZINDA KAZAYI AYDINLATACAK VERİLER BULUNMADI'

Teknik rapor çalışmalarının devam ettiği vurgulanan açıklamada, "Uçuş veri kayıt cihazı (Flight Data Recorder/FDR) kayıtları incelendiğinde; kaza anına kadar dijital veri kayıtlarında uçuş ekibinin konuşmalarında ve uçağın sistemlerinde her şeyin normal devam ettiği, bir aksaklık tespit edilmediği, olayın ani geliştiği, uçak kuyruk konisi bölgesinin uçak gövdesinden ayrılması nedeniyle FDR'ye ait güç ve veri kablolarının kopması sonucu kaydın sonlandığı, dolayısıyla kayıt cihazında kazayı aydınlatacak ilave veriler bulunmadığı tespit edilmiştir. Uçağın motorları ve pervaneleri üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonucunda, motor ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz bir şekilde çalıştığı tespit edilmiştir. Pervane kopmasından kaynaklı uçak gövdesinin hasarlandığına dair bir durum tespit edilmemiştir" ifadelerine yer verildi.

'PATLAYICI MADDE ARTIĞINA RASTLANMADI'

Sabotaj veya saldırı iddialarına ilişkin ise "Jandarma Kriminal Başkalığı tarafından uçak enkazından alınan numunelerin incelenmesi sonucunda, içeriden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmamıştır" denildi.

'GEVREK YORGUNLUK DAVRANIŞI TESPİT EDİLDİ'

Malzemelerdeki yapısal hasarların incelemelerine ilişkin de "Uçak enkazından alınan parçalar üzerindeki yapısal hasar ve izlere yönelik ilave metalurjik incelemeler ve analizler detaylı olarak devam etmektedir. Malzemelerde tespit edilen kırık-kesit analizlerinin raporlanması beklenmekte olup gelinen aşamada kırılmaların yorulma kaynaklı başlamadığı, ancak çekme testlerinde malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediği tespit edilmiştir. Basında çıkan azot tüpüyle ilgili haberlerin gerçekleri yansıtmadığı, aslında uçakta yangın söndürme mayisi (Yanıcı/Patlayıcı olmayan Halon Gazı) bulunan ve uçak içinde sabitlenmiş 19 kilogramlık iki adet yangın tüpü olduğu, bunların uçak enkazında sağlam biçimde ve herhangi bir yere çarpma izi olmaksızın bulunduğu belirlenmiştir" denildi.

Kazaya ilişkin muhtemel sebepler şöyle aktarıldı:

"Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yanıcı/patlayıcı olmayan karbondioksit gazı ile dolu tüpüyle beraber yuvasından çıkmış, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, tüpün vurmasıyla gövdeye, dikey ve yatay stabilizeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirilmiş olup bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler labaratuvarlarda devam etmektedir. Halkımızın ve kamuoyunun resmi açıklamalar dışındaki provokatif söylemlere itibar etmemesi önemlidir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai rapor, kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır."

Açıklamada, kaza nedeni olarak değerlendirilen dinginin; uçak denize veya büyük bir su kütlesine acil iniş yapmak zorunda kaldığında, personelin uçağı güvenli şekilde terk ederek hayatta kalmasını sağlamak amacıyla kullanılan, tetiklendiğinde otomatik olarak şişen can salı olduğu belirtildi.

'GEÇMİŞTEKİ ŞİDDET EYLEMLERİ ÇARPITILIYOR'

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rum terör örgütü EOKA'nın kuruluş yıl dönümüne ilişkin yapılan etkinlikler hakkında, "EOKA'nın geçmişte Kıbrıs adasında yürüttüğü şiddet eylemlerinin tek taraflı ve çarpıtılmış anlatımlarla 'özgürlük mücadelesi' olarak sunulması, Ada'daki kalıcı çözüm çabalarına ve mevcut güven ortamına zarar vermektedir. Bu çerçevede, EOKA terör örgütünün kuruluş yıl dönümünde yapılan açıklama ve etkinlikler, tarihi gerçeklerin çarpıtılarak yorumlanmaya devam etiğinin açık bir göstergesidir. Söz konusu yaklaşımın, Kıbrıs Rum Kesimindeki çocuk ve gençlere gerçeğe aykırı şekilde aktarılması, Ada'daki karşılıklı diyalog ve anlayış zeminini zayıflatmaktadır. Son dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki sivilleri hedef alan provokatif eylemler de bu çarpık zihniyetin günümüzdeki yansımaları olarak ortaya çıkmaktadır. Kıbrıs Türk tarafı, her zaman olduğu gibi adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün tesisi yönündeki yapıcı ve iyi niyetli tutumunu sürdürmektedir. Bu kapsamda, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliğine yönelik her türlü tehdit ve şiddet eylemi karşısında gerekli tedbirleri kararlılıkla aldığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Ada'da gerilimi artırabilecek girişimlerden kaçınılması ve sağduyunun hakim kılınması, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile sağlanan barış ve huzur ortamının korunması açısından büyük önem arz etmektedir" denildi.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan https://duzcetv.com sorumlu tutulamaz.