Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine kadar devam eden bir Kürt sorunu vardı. Ancak Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulmasıyla aynı dine mensup millet (kavim) yerine ulus devlet kurulmuştur. 27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde Marksist kökenli terörist başı Abdullah Öcalan Kürt sorunu diye ortaya çıkıp pkk (Kürdistan İşçi Partisi) terör örgütünü kurmuştur
Başta Kürtlerin sosyal ve siyasi sorunları içinde Milli gelirin Türkler ve Kürtler arasında eşit bölüşümü talepleri vardı. Sonrasında silahlı eylemlere girişerek çocuk, kadın, asker, polis olmak üzere vatandaşlarımızı katlettiler. Bu terör örgütünün amacı Türkiye’yi bölmek ve emperyalistlerle iş birliği yaparak Kürdistan devletini kurmaktır diyerek haykırdık. Ben Laz kökenli vatandaşım. Benim ne siyasi ve sosyal hakkım ne ise Kürt vatandaşların aynı hakları var. Kürtlerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunları ben de yaşıyorum. Kürt vatandaşlar devletin her alanında söz sahibidir. Sen Kürt’sün diye sorgulanmıyor.
Ancak haklarımızı almak için terör örgütünü kurarak devlete karşı ayaklanmadık. Laz kökenli Türk vatandaşı olarak ATATÜRK’ÜN önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletimi benimsedim ve bir Alman vatandaşı etnik kökeni ne olursa ben Almanım dediği gibi ben de Türküm diyorum ve Atatürk milliyetçisiyim. Atatürk milliyetçiliğinde asimile yoktur. Vatan severlik bağı ile ‘’Ne Mutlu Türküm’’ kavramında entegrasyon vardır.
Terörsüz Türkiye adıyla çıkarılan pkk’ya af yasası TBMM’de kabul edildi. Resmi gazetede ilan edildi. Pkk terör örgütünün ortaya çıkardığı Kürt sorunun çözüm yeri meclistir diye hep söyledik. Başlangıçta Marksist yolunda olan pkk girişiminin bugün kavmiyetçi sisteme dönüştüğünü düşünüyorum. Bunun böyle olup olmadığını yasların tartışılması sürecinde göreceğiz. Bu yönde Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletin olduğuna, vatandaşlar da bu egemenliğini kullanma yetkisini TBMM’ye verdiğine göre kabul edilen yasanın meşrutiyetini millet olarak kabul etmeliyiz. Demokrasinin gereği budur. Ancak vatandaşların bu yasayı eleştirmek hakkı vardır. Sen doğru eleştirdin başkası kötü eleştirdi diyerek farlı gözle bakmak doğru olmaz.
Dr.Fevzi Er/Akademisyen
18.08.2026



