Bir şehrin kalbi betonla değil, insanla ve yeşille atar

Bir şehri yaşanabilir yapan yalnızca yolları, binaları, alışveriş merkezleri ya da meydanları değildir. İnsanların nefes alabildiği, çocukların koşabildiği, gençlerin spor yapabildiği, yaşlıların bir ağacın gölgesinde oturabildiği alanlar da o şehrin gerçek zenginliğidir.

Düzce’nin merkezinde hayata geçirilen Merkez Park’a da biraz bu açıdan bakmak gerekiyor.

Bugün insanların yürüyüş yaptığı, spor yaptığı ve vakit geçirdiği bu alanın geçmişinde tütün tarlaları, futbol maçları ve eski stadyumun hatıraları var. Yani burası yalnızca yeni yapılmış bir park değil; Düzce’nin değişimine tanıklık etmiş önemli bir şehir hafızası.

Kültür Mahallesi sakini Hatice Turan’ın anlattıkları da bunu çok güzel ortaya koyuyor. Çocukluğunda tütün tarlası olarak gördüğü alan, daha sonra stadyuma dönüşmüş. Duvarlar yükselmiş, kapılar belirli saatlerde kapanmış. Şimdi ise aynı alan duvarların arkasından çıkarak yeniden insanların olmuş durumda.

Bence meselenin en kıymetli tarafı da tam olarak burada.

Şehir merkezinde nefes alabilmek büyük bir zenginlik

Şehirler büyüdükçe beton artıyor. Araç sayısı çoğalıyor, trafik yoğunlaşıyor, insanlar günün büyük bölümünü kapalı alanlarda geçiriyor.

Böyle bir ortamda evinizden çıkıp birkaç dakika içerisinde yeşillikler arasında yürüyebilmenin değerini parayla ölçmek mümkün değil.

Sabah yürüyüşüne çıkan bir emekli…

Akşam işten sonra koşan bir genç…

Çocuğuyla vakit geçiren bir anne-baba…

Arkadaşlarıyla açık havada buluşan öğrenciler…

Bir bankta oturup şehrin hareketini izleyen büyüklerimiz…

Bunların hepsi aynı alanı paylaşabiliyorsa, orası yalnızca “park” değildir. Orası şehrin ortak yaşam alanıdır.

Bir şehrin insanlarını şehir merkezinde yeşillikler içinde spor yaparken, yürürken ve etkinliklerde bir araya gelirken görmek gerçekten paha biçilemez.

Eskiyi silmeden yeniyi yaşatmak

Merkez Park’ın bulunduğu alanın Düzceliler için ayrı bir anlamı da var. Çünkü eski stadyumun burada yıllarca biriktirdiği hatıralar bulunuyor.

Kimileri burada ilk maçını izledi. Kimileri tribünde sevindi, üzüldü. Kimileri çocukluğunun önemli bölümünü bu çevrede geçirdi.

Şehirler değişmek zorunda. Ancak değişirken hafızalarını tamamen silmemeleri gerekir.

Bugün eski stadyumun yerinde insanların yeniden spor yapması aslında güzel bir devamlılık oluşturuyor. Bir zamanlar futbolcuların koştuğu yerde bugün vatandaşlar yürüyor, gençler spor yapıyor, çocuklar vakit geçiriyor.

Alan değişiyor ama spor ve insan yaşamaya devam ediyor.

Park yapmak kadar yaşatmak da önemli

Elbette böyle yatırımlarda iş parkı yapıp teslim etmekle bitmiyor.

Yeşil alanların korunması, ağaçların büyütülmesi, temizliğin sürekli sağlanması, aydınlatmanın çalışması, güvenliğin korunması ve vatandaşların rahatça kullanabileceği sosyal alanların artırılması gerekiyor.

Çünkü şehir parkları açılış törenleri için değil, yıllarca kullanılmak için yapılır.

Bugün dikilen bir ağacın gölgesinde belki 20 yıl sonra başka çocuklar oturacak. Bugün yürüyüş yapan insanların yerini gelecek kuşaklar alacak.

Asıl başarı da budur.

Şehir insana dokunduğu kadar güzeldir

Hatice Turan’ın, “Balkondan bakıp yürüyüş yapanları seyrediyorum. Onları görünce çok mutlu oluyorum” sözleri aslında uzun uzun anlatılabilecek bir şehircilik anlayışını tek cümlede özetliyor.

İnsan yaşadığı yere baktığında mutlu oluyorsa yapılan iş amacına ulaşmaya başlamış demektir.

Düzce büyüyecek, yeni yapılar yükselecek, yollar yapılacak, araç sayısı artacak. Bunların hepsi şehir hayatının bir parçası.

Ama bütün bunların arasında insanlara nefes alacak alan bırakmak zorundayız.

Çünkü bir şehrin gerçek değeri kaç metrekare beton döktüğüyle değil, insanlarına kaç metrekare yaşam alanı bırakabildiğiyle de ölçülür.

Merkez Park bugün Düzce’nin merkezinde böyle bir imkân sunuyor.

Yeşilin içinde yürüyen, spor yapan, sohbet eden, çocuklarıyla vakit geçiren insanların olduğu bir şehir…

Bundan daha değerli kaç yatırım olabilir?


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan https://duzcetv.com sorumlu tutulamaz.