Düzce’de ata tohumu üretiminin büyütülmesi sadece tarımsal bir çalışma değil, aynı zamanda geleceğe bırakılan önemli bir mirastır. Son yıllarda hibrit ve ticari tohumların yaygınlaşmasıyla birlikte yerel çeşitlerin büyük bölümü kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Oysa ata tohumları, yüzyıllardır bu toprakların iklimine, suyuna ve doğal şartlarına uyum sağlayarak günümüze ulaşan genetik bir hazinedir.
Düzce Belediyesi’nin Tarım Akademisi bünyesinde yürüttüğü Ata Tohumu Yetiştiriciliği Projesi bu açıdan son derece değerli bir girişimdir. Geçtiğimiz yıl yalnızca 2 dönümlük alanda başlayan üretimin bu yıl 6 dönüme çıkarılması, projenin ne kadar doğru bir yolda ilerlediğini gösteriyor. Yarım kilogram tohumdan yaklaşık 20 kilogram tohum elde edilmesi ise ata tohumlarının çoğaltılabilirliği ve sürdürülebilirliği açısından önemli bir başarıdır.
Ata tohumlarının en büyük avantajlarından biri, yerel iklim koşullarına dayanıklı olmalarıdır. Bu tohumlardan elde edilen ürünler çoğu zaman daha güçlü aromaya, daha doğal tada ve daha yüksek besin değerine sahiptir. Her ne kadar verim açısından hibrit çeşitlerle rekabet etmekte zorlanabilseler de, biyolojik çeşitliliğin korunması açısından vazgeçilmez bir öneme sahiptirler.
Sağlık açısından bakıldığında da ata tohumları büyük önem taşıyor. Günümüzde tüketiciler, sofralarına gelen ürünlerin kaynağını ve üretim yöntemlerini daha fazla sorguluyor. Kimyasal girdilerin azaltıldığı, doğal yöntemlerle yetiştirilen ürünlere olan talep her geçen gün artıyor. Ata tohumları, organik ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının temel taşlarından biri olarak görülüyor.
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri ise elde edilen tohumların vatandaşlara ücretsiz dağıtılacak olmasıdır. Bu sayede yalnızca üretim yapılmayacak, aynı zamanda toplumda bir farkındalık oluşturulacak. Vatandaşlar kendi bahçelerinde, tarlalarında veya küçük üretim alanlarında ata tohumlarını kullanarak bu kültürün yaşatılmasına katkı sağlayabilecek.
Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün “Düzce İçin 100 Proje” vizyonu kapsamında hayata geçirilen bu çalışma, tarımın yalnızca bugünü değil yarınını da düşünmenin güzel bir örneğidir. Tarım Akademisi’nde gerçekleştirilen üretim, genç nesillere toprağın, üretimin ve yerel değerlerin önemini anlatan canlı bir eğitim alanı niteliği de taşıyor.
Bugün dünyada gıda güvenliği, iklim değişikliği ve sürdürülebilir üretim en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Böyle bir dönemde ata tohumlarının korunması ve yaygınlaştırılması, sadece çiftçilerin değil tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Düzce’de atılan bu adım, yerel tarımın güçlenmesine katkı sağlarken aynı zamanda gelecek nesillere daha sağlıklı ve güvenilir gıdalar bırakılması adına umut verici bir gelişmedir.
Ata tohumları aslında geçmişten gelen bir emanet değil, geleceğe yapılan bir yatırımdır. Düzce’nin bu konuda öncü olması ise şehrin tarımsal vizyonu açısından takdir edilmesi gereken bir adımdır.


