Prusias ad Hypium’a baktığımızda aslında önümüzde yalnızca taşlardan oluşan bir antik yapı yok. MÖ 3. yüzyıla kadar uzanan, yaklaşık 2 bin 300 yıllık bir şehircilik ve kültür vizyonu var.
Antik tiyatronun yaklaşık 10 bin kişilik kapasiteye sahip olduğunun belirtilmesi bile başlı başına düşündürücü.
Bugün nüfusu çok daha fazla olan şehirlerde 10 bin kişiyi aynı kültür-sanat etkinliğinde buluşturacak alanlar oluşturmak için büyük projeler konuşuyoruz. Oysa bundan yaklaşık 2 bin 300 yıl önce bu topraklarda yaşayan insanlar, binlerce kişinin bir araya geleceği bir tiyatro inşa etmişler.
Bu bize önemli bir şey anlatıyor.
Şehri yapan insanların bir vizyonu varmış.
Onlar yalnızca insanların yaşayacağı evleri, yolları veya ticaret alanlarını düşünmemiş. Sanatı, kültürü, toplumsal buluşmayı ve insanların birlikte zaman geçireceği mekânları da şehrin bir parçası olarak görmüşler.
MÖ 3. yüzyılda temelleri atılan, Roma döneminde büyütülen ve iki katlı sahne yapısıyla Batı Karadeniz'in önemli antik tiyatrolarından biri haline gelen bu eser, bugün bize adeta şu soruyu soruyor:
“2 bin 300 yıl önce burada yaşayanlar 10 bin kişilik tiyatro yapacak vizyona sahipse, biz bugün Prusias ad Hypium için ne kadar büyük düşünüyoruz?”
Bence asıl mesele tam da bu.
Antik tiyatroyu yalnızca kazıp ortaya çıkarmakla yetinmemeliyiz. Elbette bilimsel çalışmalar, restorasyon ve tarihi yapının korunması her şeyden önce gelmeli. Ancak uzmanların ve ilgili kurumların izin vereceği ölçüde bu muazzam mirası yeniden kültür ve sanatla buluşturmanın yollarını da aramalıyız.
Bir gün burada ya da antik yapıyı riske atmayacak hemen yakınındaki uygun bir alanda Tarkan'ın konser verdiğini, Fazıl Say'ın piyanosunun sesinin yükseldiğini düşünün.
Türkiye'nin gündemi Düzce olmaz mı?
İnsanlar “Bu antik tiyatro nerede?” diye merak etmez mi?
İstanbul'dan, Ankara'dan ve Türkiye'nin dört bir tarafından insanlar Konuralp'e gelmez mi?
Belki de Prusias ad Hypium'un bize verdiği en büyük mesaj budur:
Geçmişi koruyacağız ama geçmişin vizyonundan da ders çıkaracağız.
Yaklaşık 2 bin 300 yıl önce bu şehri kuranlar büyük düşünmüş.



