Yaz mevsimi geldiğinde Karadeniz kıyıları dolup taşıyor. Özellikle Akçakoca, hem Düzcelilerin hem de çevre illerden gelen binlerce kişinin serinlemek için tercih ettiği önemli turizm merkezlerinden biri.
Ancak Karadeniz, güzelliği kadar ciddiye alınması gereken bir denizdir.
Her yıl aynı acı tabloyu yaşıyoruz.
Denize girmenin yasak olduğu günlerde bile bazı vatandaşlar "Bana bir şey olmaz" diyerek suya giriyor. Dakikalar sonra ise cankurtaranlar, sahil güvenlik ekipleri ve vatandaşlar bir insanı kurtarmak için zamanla yarışıyor. Kimi zaman bu yarış mutlu sonla bitiyor, kimi zaman ise bir aileye ömür boyu dinmeyecek acı bırakıyor.
Bunun en önemli sebeplerinden biri rip akıntısı, yani halk arasında bilinen adıyla çeken akıntı.
Rip akıntısı, kıyıdan açığa doğru çok güçlü şekilde akan dar su koridorudur. Dalgaların normal görünmesi insanı yanıltabilir. Birkaç saniye içinde en iyi yüzücüyü bile onlarca metre açığa sürükleyebilir.
İşte bu yüzden kötü hava şartlarında denize girmek sadece kişinin kendi hayatını değil, onu kurtarmaya çalışan cankurtaranın, sahil güvenlik görevlisinin ve hatta yardım etmek isteyen diğer vatandaşların hayatını da riske atar.
Unutulmaması gereken bir gerçek var:
Kırmızı bayrak bir tavsiye değildir. Hayat kurtaran bir uyarıdır.
Kaymakamlık, belediye, sahil güvenlik ve cankurtaran ekipleri keyfi olarak denizi yasaklamıyor. O bayraklar, daha önce yaşanmış acı tecrübelerin sonucunda çekiliyor.
"Bir kez girer çıkarım."
"Ben iyi yüzücüyüm."
"Dalgalar o kadar da büyük değil."
Bu cümleleri her yaz duyuyoruz. Ne yazık ki boğulan insanların önemli bir kısmı da aynı düşünceyle denize giriyor.
Karadeniz'in en büyük özelliği, tehlikesini her zaman göstermemesidir. Bir anda değişen hava, artan dalga ve görünmeyen rip akıntısı, birkaç saniye içinde geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabiliyor.
Bugün belki denize girmeyerek serinleyemezsiniz.
Ama yarın sevdiklerinizle birlikte yeniden denizin tadını çıkarabilirsiniz.
Hayatın telafisi var.
Canın yok.
Bu yaz Akçakoca'da ve Karadeniz'in tüm sahillerinde tek bir boğulma haberi bile duymamak için hepimize görev düşüyor.
Kırmızı bayrağa saygı gösterin. Rip akıntısını hafife almayın. Bir anlık cesaret, bir ömürlük pişmanlığa dönüşmesin.



