Basın Özgürlüğü Sadece Bir Günün Değil, Her Günün Meselesidir

24 Temmuz, Türk basın tarihinde sansürün kaldırıldığı gün olarak kutlanıyor. Ancak bu tarih sadece geçmişte kazanılmış bir hakkın yıl dönümü değil; aynı zamanda basının toplumdaki yerini, sorumluluğunu ve önemini yeniden hatırlama fırsatıdır.

Düzce'de bu yıl ilk kez Gazeteciler ve Basın Bayramı'nın kapsamlı bir programla kutlanması, şehir adına anlamlı bir başlangıç oldu. Atatürk Anıtı'na çelenk sunulmasıyla başlayan programın, gazetecilerin kendi çatıları altında kamu yöneticileriyle bir araya gelmesi, basın ile yerel yönetimler arasındaki diyaloğun güçlenmesi açısından önemli bir adım niteliği taşıyor.

Programda yapılan konuşmaların ortak noktası dikkat çekiciydi. Düzce Çalışan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mustafa Armutcu, gazetecilerin sadece haber üreten değil, yaşadığı kente karşı sorumluluk hisseden bir meslek grubu olduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, yerel gazeteciliğin en temel özelliklerinden biridir. Çünkü yerel basın, yaşadığı şehrin hem hafızası hem de vicdanıdır.

Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü'nün, Düzce'nin doğal ve tarihi değerlerinin tanıtılmasında basının üstlendiği role dikkat çekmesi de önemliydi. Bir şehrin gelişmesi yalnızca yatırımlarla değil, o yatırımların doğru anlatılmasıyla mümkündür. Kentin hikâyesini yazanlar da büyük ölçüde gazetecilerdir.

Vali Mehmet Makas'ın basını "şehrin gören gözü ve duyan kulağı" olarak tanımlaması ise kamu yönetiminin basına bakışını özetleyen değerli bir ifadeydi. Yapıcı eleştirilere açık olunduğunun vurgulanması, sağlıklı bir yönetim anlayışının da göstergesidir. Çünkü eleştiri, doğru yapıldığında eksikleri büyütmek için değil, tamamlamak için vardır.

Elbette basın özgürlüğü sadece törenlerde yapılan konuşmalarla anlam kazanmaz. Gazetecilerin görevlerini baskıdan uzak, özgürce yapabildiği, emeğinin karşılığını alabildiği ve mesleğin saygınlığının korunduğu bir ortam oluşturmak asıl hedeftir. Basın Bayramı da bu hedefleri her yıl yeniden hatırlatan önemli bir gündür.

Düzce'de ilk kez düzenlenen bu etkinlik, yalnızca bir kutlama programı olarak görülmemeli. Kentin tüm paydaşlarının aynı masa etrafında buluşabildiğini gösteren güzel bir örnek olarak değerlendirilmeli. Çünkü güçlü şehirler, birbirini dinleyen kurumlarla ve doğru bilgiye değer veren toplumlarla inşa edilir.

Basın; eleştiren, sorgulayan, bilgilendiren ve kayıt altına alan yönüyle demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Düzce'de atılan bu ilk adımın gelenek haline gelmesi ve her yıl daha geniş katılımla sürdürülmesi, hem basın camiası hem de şehir adına önemli bir kazanım olacaktır.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan https://duzcetv.com sorumlu tutulamaz.