Yaz sünnetlerinde enfeksiyon riskinin sıcaklık ve terleme nedeniyle daha fazla dikkat gerektirdiğini belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Selim Özkaya, "Sünnet sonrası ilk iki gün kanama kontrolü ve hijyen açısından çok önemlidir. Hekimin önerdiği ağrı kesici ve kremler düzenli kullanılmalıdır. Sıcak havalarda çocuğun terlemesi yara yerinde irritasyona (tahrişe) neden olabilir. Bu yüzden çocuk gevşek, pamuklu giysiler giymeli ve bezli bebeklerde alt değişimi normalden daha sık yapılmalıdır. İşlemden sonra yara yeri iyileşene kadar (genellikle 7-10 gün) çocuk havuz veya denize sokulmamalıdır. Özellikle havuzlar enfeksiyon riski açısından tehlikeli olabilir" dedi.
Yaz aylarının gelmesi ve okulların tatile girmesiyle birlikte ailelerde sünnet telaşı başladı. Ancak uzmanlar, sünnet işleminin uygun sağlık koşullarında ve alanında uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Sünnetin basit bir kozmetik müdahale değil, önemli bir cerrahi işlem olduğunu belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Selim Özkaya, steril olmayan koşullarda ve uzman olmayan kişiler tarafından yapılan hatalı işlemlerin çocuklarda ömür boyu sürebilecek fiziksel ve psikolojik sorunlara yol açabileceğini söyledi.
Yaz aylarında sünnet oranlarının ciddi şekilde arttığını ifade eden Op. Dr. Selim Özkaya, "Okul tatili ve sıcak havaların getirdiği kıyafet rahatlığı nedeniyle aileler en çok bu dönemi tercih ediyor. Ancak bu yoğunluk, işlemin uygun olmayan koşullarda gerçekleştirilmesi riskini de beraberinde getirebiliyor. Sterilizasyon standartlarının sağlanmadığı ortamlarda yapılan sünnetler, çocuk sağlığı açısından önemli riskler oluşturabiliyor" dedi.
"En önemli kriter tam steril ortam ve uzman hekim"
Sünnetin mutlaka tıbbi gerekliliklere uygun, tam steril bir ortamda, çocuk cerrahları veya bu alanda uzmanlaşmış hekimler tarafından yapılması gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Selim Özkaya, uygun olmayan koşullarda gerçekleştirilen uygulamaların risklerini şöyle anlattı:
"Hatalı bir sünnetin geri dönüşü çok zordur, bazen imkânsızdır. Ev ortamında, düğün salonlarında ya da tıbbi sterilizasyon standartlarının sağlanamadığı alanlarda yapılan işlemler Hepatit B, Hepatit C ve tetanoz gibi ciddi enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Daha da önemlisi; uzman hekimler tarafından yapılmayan işlemlerde hatalı kesimler, idrar deliğinin daralması, kalıcı estetik bozukluklar, kanama kontrolünün doğru yapılamaması ve hatta penis başı yaralanmaları gibi geri dönülemez anatomik hasarlar görebiliyoruz. Biz çocuk cerrahları, maalesef her yıl uygun olmayan koşullarda gerçekleştirilen işlemler sonrasında ortaya çıkan komplikasyonları düzeltmek amacıyla revizyon (düzeltme) ameliyatları yapmak zorunda kalıyoruz. Bu yüzden ebeveynlerin ilk kriteri lüks binalar değil; işlemin yapılacağı ortamın tam donanımlı ve steril bir klinik ya da hastane ortamı olması ve işlemin mutlaka çocuk cerrahları veya bu alanda uzmanlaşmış hekimler tarafından gerçekleştirilmesidir."
"Yaz sünnetleri için 3 kritik uyarı"
Yaz sünnetlerinde enfeksiyon riskinin sıcaklık ve terleme nedeniyle daha fazla dikkat gerektirdiğini belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Selim Özkaya, yaz dönemi için ailelere şu altın önerilerde bulundu: "İlk 48 saat kritik: Sünnet sonrası ilk iki gün kanama kontrolü ve hijyen açısından çok önemlidir. Hekimin önerdiği ağrı kesici ve kremler düzenli kullanılmalıdır. Terleme ve hijyen: Sıcak havalarda çocuğun terlemesi yara yerinde irritasyona (tahrişe) neden olabilir. Bu yüzden çocuk gevşek, pamuklu giysiler giymeli ve bezli bebeklerde alt değişimi normalden daha sık yapılmalıdır.
Deniz ve havuz takvimi: Yaz sünnetlerinden sonra ebeveynlerin en çok sorduğu soru deniz ve havuzdur. İşlemden sonra yara yeri iyileşene kadar (genellikle 7-10 gün) çocuk havuz veya denize sokulmamalıdır. Özellikle havuzlar enfeksiyon riski açısından bu dönemde tehlikeli olabilir."
"Çocuğun psikolojisi de cerrahi kadar önemli"
Sünnetin sadece fiziksel bir işlem olmadığını, çocuğun ruh dünyasında da iz bırakabileceğini hatırlatan Op. Dr. Selim Özkaya, "Çocuklara ’Kesecekler’, ’Erkek olacaksın’ gibi korkutucu şakalar ya da abartılı toplumsal roller yüklenmemeli. Uygun klinik şartlarda, lokal veya çocuğun durumuna göre hafif bir sedasyon (uyku hali) ile, acı hissetmeden yapılan modern sünnetler, çocukta bir travma oluşturmaz. Aileler çocuklarının gelecekteki cinsel ve ürolojik sağlığını korumak adına, bu işlemi bir merasim aceleciliğine getirmemeli, mutlaka bir çocuk cerrahına veya bu alanda uzman bir hekime emanet etmelidir" açıklamasında bulundu.


