Dünyada 350 milyon astım hastası var

Astım… Çoğu zaman sadece “nefes darlığı” olarak düşünülen, ancak aslında milyonlarca insanın günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kronik bir hastalık. Dünya Astım Günü’nde yapılan açıklamalar ise bu sessiz sağlık sorununun ne kadar büyük boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Düzce Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ege Güleç Balbay’ın paylaştığı veriler oldukça çarpıcı. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada yaklaşık 350 milyon astım hastası bulunuyor ve her yıl 400 binden fazla insan bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de ise her 10 çocuktan birinde astım görülmesi, artık bu hastalığın sadece bireysel değil toplumsal bir sağlık meselesi olduğunu ortaya koyuyor.

Aslında en dikkat çekici nokta şu:
Astım tedavi edilemeyen değil, kontrol altına alınabilen bir hastalık.

Fakat burada sorun, çoğu hastanın astımı doğru yönetememesiyle başlıyor. Çünkü toplumda hala “nefes açıcı sprey kullandım geçti” anlayışı hakim. Oysa uzmanların altını çizdiği en önemli konu, sadece rahatlatıcı ilaçların yeterli olmadığı gerçeği. Hastalığın temelinde hava yollarındaki iltihaplanma yatıyor ve bu nedenle kortizon içeren inhaler ilaçlar tedavinin merkezinde yer alıyor.

Ne yazık ki “kortizon” kelimesi toplumda hâlâ gereksiz bir korku oluşturuyor. Oysa inhaler yoluyla kullanılan bu ilaçlar, doğrudan hava yollarına ulaştığı için düşük dozlarda etkili oluyor ve doğru kullanıldığında hayat kurtarıyor. Asıl tehlike ise ilacı yanlış kullanmak ya da tedaviyi yarıda bırakmak.

Bugün birçok astım hastası, yanlış inhaler kullanımı nedeniyle aslında ilacı tam anlamıyla akciğerlerine ulaştıramıyor. Bu durum da “ilaç işe yaramıyor” düşüncesine neden oluyor. Halbuki sorun çoğu zaman tedavide değil, kullanım tekniğinde saklı.

Astımın kontrol altına alınması yalnızca ilaç meselesi de değil. Sigara dumanı, hava kirliliği, stres, düzensiz yaşam ve sağlıksız beslenme hastalığı doğrudan etkiliyor. Özellikle büyük şehirlerde artan hava kirliliği ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin çoğalması, astımı çağımızın en önemli kronik hastalıklarından biri haline getiriyor.

Bir başka önemli gerçek ise çocuklar…
Her 10 çocuktan birinde görülen astım, sadece sağlık değil eğitim ve sosyal yaşam açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. Gece öksürükleriyle uyuyamayan, spor yaparken nefes darlığı yaşayan çocukların hem fiziksel hem psikolojik gelişimleri etkilenebiliyor.

Bu nedenle farkındalık artık bir tercih değil zorunluluk haline geldi. Çünkü astım kader değil; doğru tedavi, düzenli takip ve bilinçli yaşamla kontrol altına alınabilen bir hastalık.

Belki de en önemli mesaj şu olmalı:
Nefes almak sıradan bir şey gibi görünür… Ta ki zorlaşana kadar.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan https://duzcetv.com sorumlu tutulamaz.