Balıkesir'in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası Yukarıyapıcı Göleti çevresinde kaybolan Elif Kumal'ı bulmaya yönelik arama kurtarma çalışmaları 6'ncı gününde devam ediyor. İstanbul'dan gelen ailenin yakınları, "Herkes aramaya katılmışken, serbest bırakılan erkek arkadaşının burada olması gerekiyor. Bulursa o bulur" dedi.
Balıkesir'in Erdek ilçesindeki Kapıdağ Yarımadası'nda kamp yaptığı sırada erkek arkadaşıyla yaşadığı tartışmanın ardından araçla bölgeden ayrıldığı öne sürülen Elif Kumal'dan (34) 6 gündür haber alınamıyor. AFAD'ın koordinesinde yürütülen çalışmalara jandarma, emniyet, sahil güvenlik, belediye ekipleri ve gönüllü kuruluşların da yer aldığı ekipler karadan, havadan ve denizden destek vererek arama faaliyetlerini sürdürüyor.
Olay yerine gelen aile yakınları Nazmiye ve Osman Kavakderesi, "Dün akşam karda kışta yola çıktık, İstanbul’dan geldik, buradayız. Aile dostuyuz. Abisinin okul arkadaşının annesiyim ben. Kaybolduğunu duyduğumdan bu yana dört-beş gün geçtiği halde hâlâ bulunamadığını öğrendim ve onların yanında olmam gerektiğini düşündüm. Uzun zamandır bu aileyle beraberdik. Karacabey Devlet Hastanesi’nde çalışıyordum ben o zaman, on yıl orada kaldık. O aileyle birlikteydik. O çocukların büyüdüğünü gördüm, okuduğunu gördüm. Ders çalıştırdık, günlerce çok güzel şeyler paylaştık. İyi bir ailenin çocuğu. Annesi hem annelik yaptı hem babalık yaptı. Bu çocukların okuması için ellerinden geleni yaptılar. Bu kızın belirli bir yaştan sonra da böyle bir arkadaşı oldu. O çocuğun şu anda serbest bırakıldığını duydum. Peki bu serbest bırakılan çocuğun şu anda yanımızda olması gerekmez miydi? Çıkar çıkmaz abisinin, yengesinin yanında olması gerekmez miydi? Madem sevgisi vardı, nerede bu çocuk? Neden bırakıldı? Neye dayanarak bırakıldı? Bu kızın kaybolmasına neden olan kişi o. Sürekli darp edildiğini duydum, buna da tahammül edemedim. Kimse kimsesiz değil. Bu milletin devleti var, jandarması var, polisi var. Bir insanın, hele bir kadının bu kadar darp edilmesine nasıl tahammül edilir? Ben bu konuda ne yapabilirim bilmiyorum. Vallahi dayanacak gücüm kalmadı. Dört-beş gündür evde ne uykumuz kaldı ne huzurumuz. Bizim gibi binlerce insanın da aynı duyguları yaşadığını biliyorum. Bu çocuğun burada olması gerektiğini düşünüyorum. Buraya gelmesi için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum. Aileyi yalnız bırakmaması lazım. Üstelik bu çevreyi çok iyi bildiği, karış karış tanıdığı söyleniyor. 'Bulursa o bulur' diyorlar bize. Köy halkından tanımadığımız insanlarla karşılaştık. Herkes konuşuyor. 'Bu çocuk buraları çok iyi bilir, karış karış gezer, bulursa o bulur' dediler. Madem öyle, nerede bu çocuk? Madem serbest kaldıysa nerede? Sevgilisi burada kayıp, peki kendisi nerede? Ya da kıza ne yaptı? Bir anne buna nasıl dayanır? Kızını büyütüp bir elin oğluna teslim edecek, hem darp edilecek hem kaybolacak, üstünden altı gün geçecek ve o çocuk dışarı çıkacak. Bu doğru bir şey mi sizce? Buna nasıl tahammül edilir? Bunu kabul edemiyorum. Yanlış mı konuşuyorum? O çocuk da bir anne evladı ama annesi nasıl bir evlat yetiştirdi? 'Git sevdiğin kızın ve ailesinin yanında dur' demesi gerekmez miydi? Onların da burada olması gerekmez miydi? Bu aileyi nasıl yalnız bırakırlar, anlamıyorum. Buraları biliyorsa o çocuğun gelip burada olması gerekmez mi? İnsan sevdiği için canını verir. Hapis falan hikâye. Eğer gerçekten seviyorsa, Yeşim’in de dediği gibi burada olması lazımdı. Bizimle birlikte olması lazımdı. Bakın, ben İstanbul’dan geldim diyorum. Kızımız çok iyi niyetliydi. Sevgiye muhtaç bir çocuktu. Bu çocuğun gelmemesi, arabanın kaybolması çok enteresan. Büyük bir arabanın buralarda kaybolması çok garip. Telefonu zaten sinyal vermiyor. Bu köye girildiğinde tek bir yol yok. Binlerce giriş çıkış var. 'Tek bir yoldan çıkmış görünmüyor' demek doğru değil. 'Bir sürü giriş, çıkış, aşağı iniş, yukarı çıkış, sağa sola gidiş var. Yani araba tek bir güzergâha mahkûm değil. Birçok yöne sapmış olabilir ve bu çocuk bu yolları çok iyi biliyor. Bulursa o bulur' diyor köylüler" dedi.


