Kurban Bayramı Nedir?
Temel amacı Allah’a yakınlaşmak ve onun rızasını kazanmak olan Kurban Bayramı, Müslümanlar tarafından Hicrî takvime göre Zilhicce ayının 10. gününden itibaren kutlanan ve dört gün süren dinî bir bayramdır. Kurban Bayramı İslam dinindeki en önemli iki bayramdan biridir. Kurban Bayramının da içinde yer aldığı Zilhicce ayı Müslümanlar açısından oldukça önemlidir, çünkü İslam’ın şartlarından birisi olan Hac ibadeti de Zilhicce ayının ilk on günü yapılır. Kurban Bayramı, Hac ibadetinin tamamlanmasının ardından kutlanır. Hacılar, Arafat'ta vakfe yaptıktan sonra Mina'ya döner ve kurbanlarını keserler.
Kurban Bayramı’nın Tarihi
Kurban, neredeyse insanlık kadar eski bir ibadet şeklidir. Hac suresinde kurban ibadetinin her ümmete emredilmiş olduğu belirtilir. Yaklaşmak, yakın olmak anlamındaki “kurb” kökünden türemiş olan kurban kelimesi ise “Allah’a yakınlık sağlamaya vesile olan / kılınan şey” anlamına gelir. Kur’an’da Saffât suresinde anlatılan Hz. İbrahim’in hikâyesi ise Allah’a yakın olmak için koşulsuz teslimiyeti göstermesi açısından çok önemlidir.
Uzun yıllar boyunca çocuğu olmayan Hz. İbrahim’in ettiği dualar karşılık bulur ve İsmail adını verdiği bir oğlu olur. Hz. İsmail delikanlı çağına geldiğinde Hz. İbrahim rüyasında oğlunu Allah’a kurban ettiğini görür. Aynı rüyayı birkaç kere daha görünce bunun Yaradan’dan gelen bir emir olduğunu anlar. Bu büyük sınavı geçebilmek için hazırlık yaparak oğlu ile birlikte yola çıkar. Kur’an’da ikisi arasında geçen konuşma şöyle ifade edilir: “Yavrucuğum” dedi, “Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm; düşün bakalım sen bu işe ne diyeceksin?” Dedi ki: “Babacığım! Sana buyurulanı yap; inşaallah beni sabredenlerden biri olarak bulacaksın.” (Sâffât:102). Hz. İbrahim, Hz. İsmail’i Mina’da kurban edeceği yere götürür, ellerini ve ayaklarını bağlayarak yatırır. Gözlerini bağladıktan sonra bıçağını oğlunun boğazına sürer, ancak bıçak kesmez. Bir kere daha dener, bıçak yine kesmez. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in koşulsuz teslimiyetleri Allah katında kabul görür ve Cebrail aracılığı ile kurban etmesi için onlara bir koç göndererek şöyle seslenir: “Ey İbrâhim!” diye ona seslendik; Tamam, rüyanı gerçekleştirmiş oldun. İşte iyileri biz böyle ödüllendiririz. Bu, kesinlikle apaçık bir imtihandı. Biz, (oğlunun canına) bedel olarak ona iri bir kurbanlık verdik.” (Sâffât:104-107).
Koşulsuz teslimiyetin ödülünü gösteren bu hikâye bugün hiç şüphesiz çoğumuz için kurban ibadetinin temelini oluşturuyor ve inancımızdaki önemini ortaya koyuyor.
2025 Kurban Bayramı ve Arife Günü Ne Zaman?
İslam alemini bir araya getirecek olan Kurban Bayramı’nı kutlamamıza oldukça az bir zaman kaldı. 2025 yılında Kurban Bayramı arifesi 5 Haziran Perşembe gününe denk geliyor. Bayram ise 6 Haziran Cuma günü başlayacak ve 6-7-8-9 Haziran tarihlerinde idrak edilecek.
Kurban Bayramı’nın İslam Dinindeki Yeri
Kurban ritüelinin insanlık tarihi kadar eski olduğundan bahsetmiştik. Tarih boyunca hemen hemen bütün dinlerde ve kültürlerde farklı şekiller ve amaçlarla varlığını sürdüren kurban adeti, İslam dininde cinayet, şirk, israf, kurbana eziyet gibi olumsuz unsurlardan temizlenmiş; Allah’a teslimiyet anlayışı ile uygulanan, malî ve sosyal nitelikleri bir arada bulunduran bir ibadet halini almıştır.
İslam dininde kurban kesmek teslimiyet anlayışını içinde barındıran mali bir ibadettir ancak bireysel ve toplumsal yararı da oldukça ön plandadır. Kurban kesen bir kişi Allah’ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu göstermiş olur. İbadetini malını Allah için telef ederek değil, en yakınlarından başlayarak insanlara yararlı olacak şekilde gerçekleştirmesi gerekir. Kurban, aynı zamanda Allah’a verdiği nimetlerden dolayı şükretmenin yollarından biridir. Kestiğimiz her kurban bize Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in Allah’ın emirlerine koşulsuz itaat etmeleri yolunda verdikleri sınavı hatırlatır ve simgesel olarak benzeri bir davranışa hazır olduğumuzu gösterir.
Kurban İbadetinin Kur’an’da Geçtiği Ayetler
Kur’an-ı Kerim’de kurban ibadetinin dinimizdeki anlamını ve önemini vurgulayan çok sayıda ayet bulunuyor ve bayram olarak kutladığımız bu özel ibadetin nasıl tevazu içinde, şükrederek ve yaşayan bütün canlılara sorumluluk bilinciyle yerine getirmemiz gerektiği konusunda bize yol gösteriyor. Bu ayetlerden bir kaçını Diyanet İşleri BaşkanlığıBu bağlantı yeni sekmede açılacak. tarafından hazırlanan Kur’an-ı Kerim tefsiriyle aşağıda bulabilirsiniz.
- “Şüphesiz biz sana bitip tükenmez nimetler verdik. Şimdi sen rabbin için namaz kıl ve kurban kes!” (Kevser: 1-2 )
- “Onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçeğe uygun olarak anlat: Hani ikisi de birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, diğerine, “Ant olsun seni öldüreceğim!” dedi. O da dedi ki: “Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder. (Maide: 27)
- “Biz her ümmete kurban kesmeyi meşrû kıldık ki kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar. Sonuç itibariyle hepinizin mâbudu tek bir tanrıdır. Şu halde yalnız O’na teslimiyet gösterin. Sen de Allah’ın buyruklarına içtenlikle teslimiyet gösteren kimseleri müjdele!” (Hac:34)
- “Biz o büyükbaş hayvanları da Allah’ın size nişânelerinden kıldık; sizin için onlarda nice yararlar vardır. Onlar (kesim için) sıraya dizildiklerinde üzerlerine Allah’ın adını anın, cansız halde yere serildiklerinde ise onlardan hem kendiniz yiyin hem de ihtiyacını gizleyen ve gizlemeyen yoksulları doyurun. İşte onları şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik.” (Hac:36)
- “Onların ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları; O’na ulaşacak olan sadece sizin takvânızdır. İşte Allah onları sizin istifadenize verdi ki size doğru yolu göstermesinden ötürü O’nu tâzimle anasınız. İyilik yolunu tutanları müjdele!” (Hac:37)
?


